kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mart 2013 Cuma

InstaWeek # 3





Heyyy İzmire bahar geldi. Bahar demek misler gibi kokan rengarenk nergisler sümbüller demek :)





















Kapluşlar ve ben Öyle Bir Geçer Zaman Ki izliyoruz. Hem de pür dikkat (:





En güzel ders boş ders :)




Yeni başladım. Hakan Günday'ı çook uzun zamandır okumak istiyordum. Ama Az beni daha ilk sayfalarında aldı yere yapıştıdı. Kpss yoğunluğundan dolayı elime alamıyorum. Ama beni alt üst edeceğinden eminim!



Çekimlerinden beri merak ettiğim Kelebeğin Rüyası'nı gördüm sonunda. Film gerçekten iyiydi. Oyunculuklar dizilerden alışkın olmadığımız üzere fazlasıyla kaliteliydi. Film boyunca başka bir boyutta yaşadım sanki...
Çekimlerin kaliteside gözden kaçmayan ayrıntılardan biri. Bana birazcık Hayat Güzeldir'i hatırlattı.




Şarap...
Benim için kendimi dinlemek demek, huzur demek, ben demek.
Şarapsız olmaz..


Kadın..
İzmir...
Karşıyaka..
Chp..
Teşekkürler Cevat Başkan :)
Kadın...
Türkiye...
Kadın demenin bile tabu olduğu ülkemizde kadınlar günü, sömürüden de öte...
Kadınlar gününde Tarkan'ın yayınladığı mesajın altına gözümü kırpmadan imzamı da atarım bu arada. http://sosyalmedya-tr.com/sosyalmedya/tarkandan-kadinlar-gunu-mesaji.html




Alins Bostanlı da sonunda açıldı..
Yemekleri, ortamı bir harika..
Bu da eğlenceli servisleri :)







Ben..Sadece ben







Starbucks'ın uzun süredir denemek istediğim yeni kahvesi Risteretto Bianco. Farkı sadece süslemesi sanıyordum ama kahve de ayrı bi güzel. Köpüğünden olsa gerek diye düşünüyorum. Üzerindeki köpükhem çok yoğun hem de çok dolgun. Tercih listeme yerleşti.







Bilin bakalım bu ne :)






Kpss vesilesiyle bütün haftasonunu kursta geçiren zavallı ben Cumartesi iki sınav arasında kahvaltı yapabildim. Fiesta'yı özlemişim!!




Yopyoğun cumartesinin İzmirliye yakışan güzel finali.. O yorgunluğa 1 duble bana uyku hapı gibi geldi, olduğum yerde sızıp uyumuşum...





Issız adam da kimmiş? Havuçlu kekimi kimselere kaptırmam!




Cuma geldi bile. Hepinize iyi hafta sonları :)
Devamını Oku »

9 Kasım 2012 Cuma

Sev İşte!

Sevmekten korkma olur mu?
Hayattaki en güzel şey sevmek.
Sevebilmek sahip olduğun en güzel yetenek.
Sadece büyük yürekli insanlar sevebilir
Kocaman yüreğinle sev yeter...
Düşünmeden, sorgulamadan...
Olur ya yanlışı da sevebilirsin, olsun varsın.
Yanlışlarındır seni doğruya kavuşturacak olan.
Küsme aşka.
Korkma!
Korkutma!
Sev işte!
Sev gitsin..!




Devamını Oku »

10 Nisan 2012 Salı

Mesela diyorum :)


Mesela diyorum; 
Bu gece bir delilik yapsam
Bıraksam mutfakta yıkarken bulaşıkları
Çeksem arkamdan kapıyı
Kadın başıma gitsem bir meyhaneyi dağıtsam
Fonda bir masa
Arkada Sezen şarkıları çalsa
Ben ağlasam
Şişenin dibine dibine vursam...!
Mesela diyorum;
Sokaklardan bütün erkekleri kovsam
Bu gecelik evlerinde otursalar
Korkmadan dolaşsam bütün şehri
Hiç kimse dokunmasa bana
Bir sandalda sabahlasam...
Alabidiğince kadın
Alabildiğince özgür olsam
Küfür etsem ağız dolusu, utanmasam
Şehre isyanımı haykırsam
Kim bilir kaç kere satılmıştır bu dünyanın anası
Mesela diyorum
Bu gece de satsam ben babasını..!









Devamını Oku »

9 Mart 2012 Cuma

Kadın...


Biz Türk kadınıyız.
1900lerde erkeğinin önünde mermi top taşıyan, 2000lerde erkeği tarafından dövülen , darp edilen, tecavüze uğrayan, satılan, erken yaşta evlendirilen Türk kadını.
Her gün o kadar çok haber duyduk ki artık kulağımız alıştı bu haberlere.
Biz Türk Kadınıyız.
13 yaşındaki N.Ç'nin davasını ve dava kararını unutmayan, bir türlü sindiremeyen Türk kadını.
Ey Türk erkeği!
Bırak çiçeği böceği hediyeyi, Sen sadece hayatındaki kadını sev, değer ver. İnan bu bize yeter.
Ey Türk kadını!
Sen seni ağlatan değil, seninle ağlayan erkekle yaşlan.
He bir de

:)
"Kadın bilmeyene nefs, bilene nefestir."
Şems-i Tebrizi
Devamını Oku »

20 Şubat 2010 Cumartesi

"o" an


Başında sinir bozucu bir ağrı var sabahtan beri, kalbi yerinden çıkçakmış gibi hızlı hızlı. Midesi bir garip, sabahtan beri hiç birşey yemedi ki bu onun için normalde çok da mümkün değil. Yaşam amacının yemek olduğunu düşünürsek... Ne giyse saçını nasıl yapsa kırmızı ruj mu yoksa pembe parlatıcı mı. Yok en iyisi gidip saçlarını kestirmek hem de fön çektirip saç derdinden kurtulur.. Giyilecekler de seçildikten ve sebepsizce ayna karşısında geçen bir saatten sonra hazır artık çıkabilir de kalbi hala fazla mesai yapıyor. Sağ salim çıkmayı başarabildi evden. Birini beklemekten nefret eder o sebepten bekletmeyi de sevmez, gideceği yere hep 5 dakika erken gider bu yüzden. Yine erkenci bugün. Hala çarpıntısı var ama biraz daha mutlu şimdi. Beklemeye başla bakalım 5 dakika, beklenenin gelmesiyle bütün sinirler alt üst tabi ama bir gülücük her şeyi unutturabiliyor(muş). Nereye gitmeli? Karşılıklı oturup içkiler söylendikten sonra başlar sohbet , gülüşmeler, muhabbet zaman zaman kahkahalar yükselmektedir masadan. Erkek kıza alışık olduğu üzere komplimanlar yapar. Kız mutludur ya da öyle zannetmektedir. Belki de onunla vakit geçirmektir onu mutlu eden, o anı yaşamaktır bir dakika sonrasını düşünmeden. İlk başlarda her şey güzeldir. Erkek kızın gözlerinin içine bakar sebepsizce dakikalarca, kız niye öyle baktığını sorunca öylesine der bakmak istedim. Her şey o anda çok güzeldir ama zaman da ilerlemektedir, hiç bitmesin ister hiç kalkmasınlar masadan, hiç giymesinler paltolarını. Çünkü bilir kız bu sefer farklıdır, bu sefer bir şeyler bitmiştir ve bu sondur ikisi için de. 4 saat göz açıp kapayana kadar geçmiş "o" an gelmiştir. Hesabı ister erkek, öder ve kalkarlar. O an anlamıştır kız bir kaç dakika sonra gerçekten biteceğini. Oysaki hep o masada kalsalar, hep gülümseseler otursalar el ele, hep baksa erkek kızın gözlerin içine. Daha yavaş atılmaya başlamıştır adımlar, on dakikalık yolu yirmi beş dakikada yürümüşlerdir ama kaçınılmaz son gelmiştir. Ve ayrılık anı... Tekrar görüşmek için birbirlerine söz verirler, erkek kızı öper ve arkasını dönüp gider-her zaman yaptığı gibi- Kız tek başına eve dönerken sonun ilk defa bu kadar net farkındadır. O her zaman umursamaz bir aşık olmuştur, canının acıyacağını bile bile sevmiştir, yengeç kadınıdır ne de olsa. En yakın arkadaşlarının onu milyonlarca kez uyarmasına rağmen atamamıştır erkeği yüreğinden, onu her görüşünde daha çok yanar canı, sızlar içinde bir şeyler. Ama bu seferki sızı daha bir başkadır, bu sefer sorun canının öncekiler gibi yanmamasıdır. Artık eskisi gibi olmayacaktır hiçbirşey, artık eskisi gibi aşık değildir çünkü, akılanmıştır zorla da olsa. Evinin kapısını açar koltuğuna oturur ve göz yaşları süzülmeye başlar, giderek daha da hızlı akmaktadır gözünden yaşlar. Bu erkek için son defa ağlayışıdır. Gözlerini siler üzerini değişir ve yeni güne uyanmak için yatar aklında hala o an elinde erkeğin elinin sıcaklığı...
Devamını Oku »