Genco Erkal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Genco Erkal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ocak 2013 Pazartesi

Hey zaman

Yaklaşık 2 yıldır süren 21 Aralık 2012 spekülasyonlarının beklendiği üzere fos çıkmasının ardından herkes büyük heves hayal ve umutlarla 2013'ün gelmesini bekliyordu.
2013 için hepimizin büyük umutları hayalleri ve  planları var her yeni yılda olduğu gibi..
Benim için de durum aynı, ama ben ekstra bir şeyler istiyorum 2013'ten. Bahsetmiştim benim için özel ve güzel bir yıl olacağına inanıyorum diye.
2012 yılında kendimce büyük sınavlar verdim, kimini yıldızlı beşle kimini üçle... Sonuç olarak verdim, başardım geçtim tüm o sınamaları. Şimdi de ödülleri toplama zamanı...
Ocak ayı benim için çok güzel ve bol torpilli geçti. Ne oldu da bu kadar şey değişti? Piyangodan para mı çıktı? Yoo. Hayatta hiç bir şey değişmemişken ne oldu da benim yaşamım birden değişti diye soruyor olabilirsiniz.
Bence olabilecek en güzel değişim gerçekleşti. Ben değiştim, düşüncelerim değişti. Ben artık güzel düşünmeyi, güzel hissetmeyi öğrendim ve akabinde hayatım güzelleşti. Evet dalga geçmeyin bu kadar basit.
Öncelikle her gün herşeye şükrediyorum.
Öğretmen olduğum için ne kadar şanslı olduğumu daha iyi anlıyorum. Öğretmenlik bana herkesin sahip olamayacağı hisleri tattırıyor. Her gün en az bir çocuğun hayatına dokunabildiğimi bilmek, onların hayatlarına bir taş da benden koyabilmek...Sadece bu bile güzel ve mutlu hissetmeme yeter :)
Bunun yanında hayatımdaki her insanın hayatıma farklı büyüklüklerde kazandırdıkları anlamlar için şükrediyorum. İyi ki iyisiyle kötüsüyle hayatımdaki insanlar varlar. Bana iyilik yapanlar kendimi özel hissetmemi sağlarken, kötülük yapanlar da büyümemi sağlıyorlar. Her durumda ben kazançlıyım yani :))
Ailem yanımda. 4 kişilik oturduğumuz her yemek benim için ziyafet sofrası, en güzeli...
Çok güzel yeni dostlar da biriktirdim üstelik. bu da +1500 yıldız benim gökyüzümde.
Ayrıca geçen yıl  çok istediğim bir tiyatro oyunu vardı.
Daha önce bir yazımda bahsetmiştim.Aylardır beklediğim  Dostlar Tiyatrosu'ndan çıkan Genco Erkal ve Tülay Günal'ın oynadığı Ben Bertolt Brecht oyununa gittim bu ay. Daha ne olsun :))
Kendime söz vermiştim, ne zamandır film izlemiyordum.
Bol bol da film izledim Ocak ayında. Hatta bunlardan biri yine daha önce burada bahsettiğim, vizyonunu dört gözle beklediğim ama türlü sebeplerden bir türlü sinemada izleyemediğim Toprağın Çocuklarını da izledim :)
Nefis bir film, nefis...
Daha izlenecek bir çok film, oyun, okunacak bir çok kitap var...
Ve sevilecek bir çok insan...
Hayat güzel..
Hayat sevmeyi öğrenince daha da güzel..
Ve hayat zamanla daha da güzelleşecek :)
Devamını Oku »

22 Eylül 2012 Cumartesi

(Film) - Prensesin Uykusu

Film ilk çıktığından beri hep aklımda. Uzun zamandır izleyesim vardı ama hep bir şey girdi araya, kaldı gitti.
Ama çok pişmanım diyemeyeceğim.
Bu filmi şimdi izlemek bana daha iyi geldi.
Belki 2 yıl önce izleseydim aynı etkiyi yaratmayacaktı.
Şimdi izledim ve film bende bu haliyle çok güzel.
Hayatımdaki sayılı bir yere yerleşti bile...
Film daha başladığı ilk anda jeneriği ile hayal gücünüzün sınırlarını kaldırmanız gerektiğini söylüyor size.
Filmden kısaca bahsetmem gerekirse; her şey Gizem ve annesi Seçil'in kütüphane görevlisi Aziz'in üst katına yerleşmesiyle ve Gizem'in başına gelen talihsiz bir olayla başlıyor.
Gizem başına aldığı bir darbe ile komaya giriyor.
Tam umutlarını tüketmişken Seçil ( Gizem'in annesi) Gizem'in günlüğünü bulup Aziz'e getiriyor.
Aziz Gizem'le günlüğüne yazarak iletişime geçmeye çalışıyor.
Gizem'in 3 tane dileği olduğunu okuyor ve bunları yerine getirdiği zaman Gizem'in uyanacağını düşünüyor ve başlıyor işe. Hikayeye dahil olan herkes Gizem'in uyanması için ellerinden gelen, gelmeyen har şeyi yapmaya çalışıyorlar trajikomik bir şekilde.
Film her an sarıyor sizi,farklı yönleri, çekimleri ve sahneleriyle. Ertesi dakika ne olacağını bilmiyor, tahmin etmek istemiyorsunuz çünkü film su gibi akıp gidiyor.
Alışılageldik bir film değil yani.
Çağan Irmak ismi zaten fazlasıyla yeterli bir referans.
Çağan Irmak senaryoyu Redd grubunun aynı isimli şarkısından ilham alarak yazmış.
Ve filmin hasılatının büyük bir kısmı Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı'na bağışlanmış.
Aynı zamanda Redd grubunun Prensesin Uykusu klibini de Çağan Irmak çekmiş.
Ben Redd şarkılarına bayılan biriyim zaten. Onları bu filmde görmek ve dinlemek de benim için ayrı bir hoştu.
Gelelim oyunculara.
Çağlar Çorumlu çok iyi genç bir oyuncu. Umarım onu daha sık filmlerde izleyebiliriz. Tiyatrodaki başarıları da yadsınamaz bir gerçek.
Ayşenil Şamlıoğlu büyük usta...
Sevinç Erbulak benim hep beğendiğim bir oyuncu olmuştur. Taa Kuzenlerim'den beri izlerim onu, belki öncesi de vardır da hatırlamıyorum şu an. Burda da yeteneğini en üst seviyede sergilemiş.
Ama biri var ki....
Genco Erkal...İsmi bile beni ayağa kaldırır. Genco Erkal hep konuşsun, ben de onu hep dinleyeyim, izleyeyim. Hayatımın en büyük kazançlarımdan biridir zaten Genco Erkal'la tanışmış olmak, 3-4 dakika da olsa sohbet edebilmek...
2009 yılında Marx'ın Dönüşü oyununun sonunda büyük gönüllülükle gelip bizimle sohbet etmeyi kabul etmişti. Geçen yıl Ben Bertolt Brecht oyunuyla burnumun dibine gelmişti de gidememiştim, bu da büyük üzüntülerimden birisi. Umarım oyun bu yıl da devam eder de büyük ustayı izleyebilirim.


Devamını Oku »

9 Haziran 2012 Cumartesi

Genco Erkal ile Nazım Oratoryosu

Siz de benim gibi kaçırmışlardansanız  herşeyi bırakın bu akşam, akşam daha bir rahat huzurlu olur, açın izleyin, dinleyin, ağlayın, söyleyin, sövün...



Devamını Oku »