8 Mayıs 2015 Cuma

Bağlanmayacaksın öyle körü körüne, boşu boşuna. Sonra bir bakıyorsun ilk dönemeçte sen yolun öbür tarafında kalmışsın. Elinden tutup geçirmek değil de tekrar kırmızı yanmadan kendinin koşarak geçmesi olmuş karşındakinin ilk gayesi. Belki bir sonraki ışıkta sen de geçersin diyor, ama ya öbür ışığı beklemeden geçmeye çalışırsam??
Hiç hayal etmediğim, hiç istemediğim günlerde yaşıyorum, garip bir acı. Sıradan değil, garip bir boşluk. Hiç telafisi yok.
Sen sen ol arkadaşım sana büyük vaatler sunana bir adım arkadan bir daha bak. Çünkü gün geliyor o büyük vaatler ve sen başbaşa kalıyorsunuz.
Sanırım 4 gündür kendi hayatımı izliyorum, kontrol edemiyorum, izliyorum. Önce hayatımı eline alıp güzel güzel işleyen, her bir köşesini mutluluklarla pırıltılarla dolduran adamın, altımdaki koltuğu çekip beni yere atışını izliyorum.
İşte yine öğrendim.
Kim olursa olsun önce kendisini sevecek, kendisini düşünecek.
Ve gün gelecek seni üzmekten hiç kaçınmayacak.
Elleriyle yarattığı o masal balonu yine kendi elleriyle patlatacak, arkasını dönüp gidecek.
Ve şimdi ben yine kendi kendimi iyileştirmeye çalışacağım.

Devamını Oku »

27 Nisan 2015 Pazartesi

Sendromsuz pazartesiyi ilan ediyorum :)

Vallahi hiç kusura bakmayacaksınız. Bu pazartesiyi sendromsuz ilan ediyorum. Salı günü saat 11.20 dedik mi benim bu haftaki mesaim biter, hoop uçar giderim İzmir'e. Bahar bana gelmiyorsa eğer ben bahara giderim ne yapalım. Bu hafta 8. sınıfların TEOG sınavı ve 1 Mayıs gelince 3 gün tatili haftasonuna da bağladık oldu bize 5 gün :)
Benden nefret etmeyin, yapacak birşey yok.
Yaşım ilerledikçe daha da bir seviyorum İzmir'i, daha çok geri dönesim geliyor yalan değil.İstanbul'a hastayım ama her gidişimde İzmir'e kendimle zorum ne diyorum, bu kadar sıkıntıyı çektiriyorum kendime. Bakalım belki de İzmir'de yeni bir hayat kurma vaktidir zamanla.
Hah, bahar geldi benim çenem yine düştü. Bol bol İzmir postu gelecek buraya bu hafta.
Öpüldünüz :))
Devamını Oku »

25 Nisan 2015 Cumartesi

Bu sefer oldu galiba?



23 Nisan'da çektim bu resmi Dikilitaş Parkı'nda. Çiçekler, güneş ve kuş sesleri eşliğinde :)
Nisan ayının sonuna geldik, hala kaşe kabanlardan botlardan kurtulamadık. Bahar neydi, nasıl giyinilirdi onu da unuttuk. Ama bugün çok ılık bir sabaha uyandım. Bu sefer bahar geldi galiba??
İstanbul'a gelmezse gelmesin ben 4 gün sonra İzmir'e kaçıyorum bir haftalığına, oralarda hep bahar nasılsa.
Bu haftasonu asıl İzmir büyük etkinlikler içindeymiş. #cityofizmir etiketiyle ben bile yeni bir sürü yer keşfettim instagram sayesinde İzmir'de. Sabırsızlanıyorum gidip görmek için sevdiceğimle.
Ama İzmir' gidene kadar bu haftasonu İstanbul'un tadını çıkarmak lazım. Bugün kendimi sahile yarın da Karaköy'deki sokak festivaline atasım var. Aylık akbil İstanbul'da en büyük zenginlik :) Gezmesi bedava.
Kendi kendimi motive ediyorum ben de bu şekilde, yoksa her zaman hayat günlük güneşlik geçmiyor. Olsun. Kendi güneşimizi doğurmak bizim elimizde olduğu sürece bize hiçbir şey olmaz. 
Ben hayatımda bir çok şeyi olumladığım günleri baya baya geride bırakıp, hep kızdığım sorunlu, mutluluğu yaşamak yerine sorun çıkaran insanlardan biri olmuşum uzun bir süredir. Hiç sevmediğim insan modeliyle aynada karşılaşınca ürktüm haliyle. 
Baharla içimdeki tüm olumsuzlukları da gönderiyorum dönmemek üzere çoook ötelere. Çok güzel bir hayatım var, sevdiğim adam var, ailem var, arkadaşlarım var. Şükür etmeyi hatırlamalı insan her seferinde, ben nicedir unutum. Çok güzel hatırlattı bana hayat.
Bahar temizliği gerekti bu bünyede, yaptık bitti. Şimdi yaşayacağım güzel günlere koskocaman yerler açtım. Çok güzel bir adamı seviyorum mesela, hayatımdaki en mutlu günleri geçiriyorum şu sıralar. Yakın arkadaşlarım yanımda, garip ki hepimizin hayatındaki en mesud günleri bu ara, pekiştikçe pekişiyor. Her ne olursa olsun hep yanımda olan ailem var, çok sevdiğim ve beni çook sevdiklerini bildiğim. Yine çok sevdiğim bir işim var. Hayalini kurduğum şehirde hayalini kurduğum hayatı yaşıyorum bonuslarıyla birlikte. Daha ne olsun :)
Tişikkürler Sipirmin!!
Devamını Oku »

22 Nisan 2015 Çarşamba

Ellerimde Kelimeler



Kendimden vermemeyi öğrendiğim gün aslında hayatımda bir çok şey daha yerine oturacak. Ben 27 senedir önce kendimi düşünmeyi öğrenemedim bir bu hayatta. İyi mi kötü mü bilmem, pişman mıyım onu da bilmem, ama can sıkıcı onu bilirim, pek iyi bilirim.
Bahar da gelmedi hala bu sene, uyuz ediyor beni. Hayattaki güzellikleri çok çabuk alışıp onlardan çok çabuk şikayet etmeye başlıyoruz sanırım. Azcık değerini bilmek gerekiyor arayıp da bulduğumuz şeylerin.
Ay bilemiyorum. Büyüyorum ben onu biliyorum, asla geri gelmemecesine geçiyor günlerim. Güzel, kötü. Zaman zaman değişken olabiliyor bugün. Ama çok daha fazla yaşamak istediğim günlerim var benim, bana iyi gelen şeylere geri dönmeye. Yazmaya mesela,kitaplarıma, tiyatroya. Yeni yerler, yeni mekanlar keşfetmeye, yemek yapmaya...
Eskiye nazaran hayatımda +1'im artık. Çoğunlukla çok iyi hissettiriyor ama dediğim gibi insanoğlu nankör hep daha fazlasını istiyor. 
 Ne zamandır deli gibi eğlenip dans ettiğimi hatırlamıyorum, ne zaman birsürü malzeme alıp özenle yemek yaptığımı, en son ne zaman elimden bırakmamacasına kitap okuduğumu. En son ne zaman yeni bir mekan denediğimi...
Bahar silkelenmesi lazım bana. En yakın zamanda, farkındalık süper.Farkındalık iyi.
Şimdi de harekete geçme zamanı, kış bitti wake up!!!!!
Yazın yapacağımız Avrupa seyahati için deli gibi çıldırıyorum o ayrı.
Öpsün sizi Esot :)
Devamını Oku »

24 Şubat 2015 Salı

Siz hiç kaçmak istediniz mi?


Feci halde kaçıp gidesim var buralardan? İnsanlardan sıkılırsın, görüşmezsin geçer. Bir yerden sıkılırsın gitmezsin. İşinden sıkılırsın değiştirirsin. Ya kendinden sıkılırsan, hayatından, evinden, işinden? Kendimi bırakıp gidemeyeceğime göre? Hadi benim derdime çare.
Son zamanlarda ciddi gel gitler çelişkiler içindeyim. Ne yapsam nasıl yapsam da kurtulsam bu durumdan. Yaşım ilerledikçe, artık daha farklı enerjiler istiyorum. Herkeslerin hayalini kurduğu bekar evi batıyor bana mesela iki haftadır. Evet rahat, ama her akşam yalnız, boğulacak gibi oluyorum. Arkadaş, dost bir yere kadar. İnsan eve gelince laf anlatmaya bile gerek duymadan onu anlayacak birini istiyor. 20 yaşında değil ama 27 yaşında evet.Beni sarmıyor artık bu yalnız yaşıyorum durumu. Şeytan dürtse basıp ailemin yanına gideceğim o derece.
Herşeyin üstesinden tek başına gelmeye çalışmak bu aralar çok yorucu.
Neden bir insan evinde sadece uyuyarak ya da film izleyerek vakit geçirir. Eve resmen bayılmaya geliyorum. Evin enerjisi değişti, daralıyorum bunalıyorum.
Hayat hep aynı. Aynı kişiler, aynı eğlenceler, aynı insanlar ama hep büyüyen farklı sorunlar.
Şimdi elimden gelse, bıraksam telefonu bilgisayarı, gitsem şu resimdeki yere. Tek başıma, dinlesem doğanın sesini en önemlisi kendi sesimi. Kendi başıma 3 gün. Mis gibi...
Hep kendimden vere vere bir baktım ki bana birşey kalmamış, baktım bana birşey verecek olan da yok.
Uzun mesafeli ilişki olayı zor, Allahtan benim sevdicek çok anlayışlı, yakında o da basar bana feryadı.
Kaldın mı kızım kendi başına? Hadi şimdi çık çıkabilirsen işin içinden.
Kolay gelsin....
Devamını Oku »

24 Ocak 2015 Cumartesi

Süpriiiiz!!!



Avuç içine yaz hayallerini unutmamak için.
#Aşk #Şans #Dans
2015 mottom.
Çift yıllardan bir hayır geldiği görülmedi bana pek. 2013 pek iyiydi pek güzeldi. 2015 için de aynı hisleri beslemektey(d)im.
3 dilek tuttum ben 2015 için. Biraz ben alçak gönüllü olmuşum, biraz da 2015 bonkör.
Çok ama çok süpriz bir yeni yıl geldi bana. Dileklerime yılın henüz ilk gününde kavuştum :)
Ne diyorsun dediğinizi duyar gibiyim, ama vallahi öyle. Ne kadar içten istemişim meğer ben.
Çook eskilerden, çocukluğumdan geldi tuttuğum dilek.Nereden bileyim ki?
Hiç beklemediğim, hiç olmayacak bir yerden hiç olmayacak bir şekilde gelip pek güzel oldurdu!
Biri geliyor, uzaktan, çok uzaktan, aha işte tam böyle sol yanınız oluyor. Sonra mesaj ve arama listenizde en üstte oluyor her zaman. Eliniz, kolunu, bacağınız gibi bir uzvunuzcasına ihtiyacınız oluyor ona. 
Otursam sayfalar dizerim ama yooook! Bende o.
Diyeceğim o ki mutluluktan öleceyim!
İsteyin, vallahi oluyor!

p.s : Okuduğunu biliyorum genç adam :)

Devamını Oku »

23 Kasım 2014 Pazar

Yine de oynar mısın benimle?




Niye?

Devamını Oku »