30 Aralık 2013 Pazartesi

Ne de güzel bir yılmış 2013 (:

fotoğraf.JPG görüntüleniyor


Şimdi  bana deseler ki " Yaşadığın 25 yıla geri dön, birini seç ve yeniden yaşa."
Kesinlikle seçimim 2013 olurdu. Defalarca, binlerce kez söyledim hatta çokça öncesinden. 2013 benim senem olacak diye. Olmadı mı? Pek de güzel oldu.
Azcık hayırsız olmuşum ben, sıkıntılı anlarda pıtır pıtır yazarken aylardır yazmamışım meğer.
Malum yılbaşı gelince, yeni yıla girmenin arifesinde bir koşu gidip yazayım beri dedim.
Buralardan uzak kaldığıma bakmayın, aslında ben bu aralar pek şahaneyim :)
İlk altı ayı biraz koşuşturmacalı, son altı ayı pek çok heyecanlı geçti 2013'ün.
O yıllarca ensemde dikilen kpss ile sonunda barıştık. Ben çok özlediğim İstanbul'uma kavuştum. Ve bu sefer İstanbul bana yeni çok güzel insanlar getirdi.
Yine kendi evim oldu. Bu sefer yanında korkmadan gözümü kapayabileceğim ev arkadaşım, 16 yıllık jokerim :)
İzmir'i , evi, aileyi bırakıp buraya gelmek hep zor. Ama bu sefer ben İstanbul'a emin adımlarla koşarak geldim. Tam 2,5 yıl önce dönerken bir haziran gecesi, biraz yenilgiye uğramış halde; hep bu geri dönüşü beklemişim meğer ben.
Şimdi buradayım. İstanbulda. Kapısını kendi açtığım, kira kontratında benim ismim olan, adıma doğalgaz faturası gelen evimde. Benim, bizim evimizde. Salonumda mor koltuğumda oturuyorken, ve fonda çalıyorken Birsen Tezer...
Haftasonu ağırlamışsam evde arkadaşlarımı gönlümce, birken beş olmuşsam belki de. Bazen iki..
Günün herhangi bir saatinde çalınıyorsa kapım.
Bazen bir hafta boyunca yalnız hiçbir anın kalmıyorsa da evde...
Gözünün içine bakıp kimisinin huzur buluyorsam..
Ve sırıtıyorsam mütemadiyen.
Ve yıllar sonra karda yürüyüp, kartopu oynayabildiysem :)
Yıllardır beklediğim Birsen Tezer konserine gitmişsem mesela.
Gezi'de yiyemediğim biber gazını cuma günü yemenin haklı gururunu yaşıyorsam.
Aklıma düştükten sadece 15 dakika sonra İstiklal'de olabiliyorsam.
Deniz kenarında çekebiliyorsam tüm akciğerime o mis gibi biraz buruk havayı.
Lanet etmeden gidiyorsam her sabah işime, ve öğretebiliyorsam küçücük de olsa önce  hayatı onlara.
4 ay önce adını bile bilmediğim bir sürü insan varsa şimdi yanında sanki yıllarca yanıbaşındaymışçasına.
İstediğim zaman uyuyup istediğim zaman çıkıp yürüyorsam kulağımda müziğim saatlerce.
İzmir'li sıfatına sahipsem hem de :)
Yaşasın o zaman yaşamak.
Ne güzel gelmiş o zaman 2013.
Azcık görsün de utansın 2014, daha iyisini yapsın :)
Kırmızı mini cooper mı? Hadi canım valla mı  :))




Devamını Oku »

24 Kasım 2013 Pazar

Ne Mutlu Öğretene (:



Öğretmen demek, ders değil hayat  öğreten demektir.  İyi bir öğretmen kitabı değil hayatı öğretir çocuğa ; Atatürk'ü, anneyi, babayı, aileyi, sevmeyi, hoşgörüyü, cesareti, kabullenmeyi, savaşmayı, adam olmayı, saygıyı, paylaşmayı, daha iyi olabilmeyi...
İyi bir öğretmen iyi insanlar yetiştirir. Şimdiki zamanda Atatürk'ün izinden gidecek, O'nun ilkelerini koruyacak, karakterli, kendini bilen, saygı duyan çocuklar yetiştiren öğretmenler başımın tacıdır.
Başöğretmenim Atatürk'ün, tüm öğretmenlerimin ve aynı amaca yürüdüğüm tüm öğretmen arkadaşlarımın öğretmenler günü kutlu olsun.

Devamını Oku »

18 Kasım 2013 Pazartesi

Birsen Tezer'li Bi Gece (:



Çok defalarca söyledim ölmeden önce Birsen Tezer'i canlı canlı dinlemeliyim diye. Geçen hafta internette dolaşırken 15 Kasım Garajistanbul konserini görünce çığlık attım resmen. Hem de Bülent Ortaçgil ile birlikte. Yanlış olmasın ama benim için Birsen Tezer kısmı en önemli hatta tek önemli olan kısmıydı. Bülent Ortaçgil şarkısını Birsen Tezer'den dinlemek.
O kadar istemişim ki olabilecek en güzel bi konser, geceydi benim için. Daha önce gitseydim ya da sonra böylesi olmazdı, tam zamanıydı, acayip de güzeldi :)
Gecenin ağır süprizi Erkan Oğur'du. Aklıma gelmezken karşıda canlı bulmak ne güzeldi.
Kapatıp gözleri, saatlerce ağrıyan ayaklara inat, söylemek o şarkıları, bir yandan dinlemek, tınıyı bazen teninde bazen kulağında bazen de kalbinde hissetmek.
Daha 4 saat olsa kalır, dinler, söylerdim!
Boşta kalan, boşa düşen, akıl yoran her anımı kurtaran Birsen Tezer şarkıları bana müthiş bir gece yaşattı.
Yine olsun, yine gidelim!!!

Benim vazgeçilmez şarkılarım ise şunlardı











Devamını Oku »

10 Kasım 2013 Pazar

Seni Özlemle Anıyoruz




Biz senin çocukların, torunların seni herşeye inat, herkese rağmen çok seviyoruz.
Yaptıklarını çocuklarımıza anlatıyoruz. 
Seni her gün,ama bugün daha çok özlüyoruz, hem de kızlı erkekli.
Devamını Oku »

15 Ekim 2013 Salı

Mutlu Bayramlar :)



Bayrama özgü en güzel en güncel kapak bu olmuş bence.
Herşeye rağmen gülebildiğimiz, sevdiklerimize sarılabildiğimiz, onları öpebildiğimiz, sevmekten korkmadığımız ve hep mutlu olduğumuz bayramlarımız olsun :)
Devamını Oku »

3 Ekim 2013 Perşembe

Sizi Meleklerinizle Tanıştırayım...



Uzun zamandır sizinle paylaşmak istediğim bu yazıyı ancak bugün dökebildim satırlara. 
İnanmıyor olabilirsiniz, ben de inanmıyordum. 
Ama bir şans verin ve sonuna dek okuyun.
Beki Hanımla ve onun sayesinde sevgili dost meleklerimle tanışmam 2012 senesinin Eylül ayında gerçekleşti.Yani tam 1 yıl önce. Bir gazetede röportajını okudum, daha önce de hakkında bir şeyler duymuştum.
O zamanlar İstanbul’da üniversite eğitimimi bitirip İzmir’e ailemin yanına dönmüştüm. Atanamamış ve sözleşmeli işinden de bir dakika içinde çıkarılmış işsiz bir öğretmendim. Önce Meleklerle Yaşamak’ı okudum. Günlerce hatta aylarca bir işaret bekledim. Tabi ki o işaret aylarca gelmedi. Önce ümitsizliğe kapıldım ama daha sonra inandım, farkında olmadan inandım. Meleklerin Gücünü okuduktan sonra aslında içimden iletişim kurduğumu bunu somutlaştırmadığımı farkettim. Etrafımdaki herkesle paylaştım, sizi okuttum, onların da melekleriyle tanışmasına vesile olmak istedim.
Ve ben 21 Aralık’ın dönüm noktası olduğu insanlardan biri olduğumu hep düşündüm ve de öyle oldu, gördüm J
İstanbul’dan kaçarcasına 1 gecede İzmire taşındım ve bu bana düşündüğümden de ağır geldi. Kendimi suçladım,ailemi suçladım.
Ve bu durumu aşmak için 1 sene ağlamak dışında hiçbirşey yapmadım. İşe girdim, 4 ay sonra çıktım. En büyük istediğim tekrar İstanbula dönmekti ve bunun tek yolu kpss ile İstanbula atanmaktı. 2012 senedinde sınava girdim, 3 saatlik sınav boyunca atanamazsam beni bekleyen korkunç 1 yılı düşündüm. İşsizlik, zevksizlik…
Tabiki sürpriz olmayan bir şekilde kazanamadım. Ağladım hem de çok ağladım!! Ama bunu değiştirmek için bir şey  yapmadım.
Aralık 2012’de benim de herkes gibi korkularım vardı. Sonra her gece uyumadan önce meleklerimle konuşmaya başladım, kendimce. 2013 itibariyle sihirli bir şekilde her şey yoluna girdi. ( Sihirli olmadığını biliyorum ama üzerimde bıraktığı etki bu )
Temmuzda  tekrar kpssye girecektim ve 1 ocaktan 15 temmuza kadar her allahın günü kendime ve yanımdakilere kazanıp İstanbula döneceğim dedim.
7 buçuk ay onlarca tüy, bozuk para ve kendimce işaretler aldım. Ağzımın değil kalbimin söylediği her şey gerçekleşti. Çekindiğim hiçbir şeye sahip olamadı, kendime güvendiğim her konuda istikrarla başarılı oldum.
Bugün 3 Ekim. 15 Temmuzda Kpss’ye girdim. Ve şimdi bu maili kadrolu bir öğretmen olarak İstanbul’daki evimden yazıyorum JYani oldu, ben başardım. Bu da benim mucizem oldu.
Beki Hanıma ve sevgili meleklerime mucizeme kavuşmama rehberlik ettiği için tüm yüreğimle teşekkür ediyorum.
Sevgiyle kalın.

Ayrıntılı bilgi için http://www.meleklerleyasamak.com/ u ziyaret edebilirsiniz.
Devamını Oku »

29 Eylül 2013 Pazar

İstanbul! Seni özledim ulen!!!!



Ben 10 ay önce "May Dreams Come True ( hayaller gerçek olur)"  demiştim. Olurmuş. Oldu.
1 yıldır İstanbul, kpss, kadro, ev, hayat derken... Şimdi yaşama zamanı geldi.
Ben bu yazımı güneşli bir pazar akşamüstüsü İstanbul'daki evimden yazıyorum size :)
Yaşamayı istediğim onca şeyin gerçek olduğuna, sonunda bittiğine zamanının geldiğine inanmak zor oldu en başta. Sanki hep bu koşuşturma devam edecek, çaba hep sürecek, güzel son hiç gelmeyecekmiş gibi.. Geldi ama. Benim gibi istediği ya da sahip olduğu şeylere hep en zor yoldan birsürü hendekler geçerek sahip olanlar bilirler bu hissi. Hiç kolay olmadı benim için hayallerime kavuşmak. Kolay olsaydı bu kadar değerli olur muydu bu da bir tartışma konusu olabilir tabi.
Bugün tam 2 hafta oldu yeni hayatıma başlayalı. Ev taşıma, yerleşme derken anca kavuşabildim internetime.
Şimdi yeni bir dönemeç var önümde. Kavuşulanlar ve yeni hedefler. Ama önce içime sindire sindire özlediğim İstanbulumu yaşama vaktim.
Özlenen ve görülecek bir çok arkadaş, gezilecek bir çok yer, içilecek onlarca kahve, dinlenecek  bir çok grup...
2 yıl sonra yeniden canlandığımı hissediyorum. Yeniden genç yaşadığımı.
İstanbul bu sefer bana yeni ve güzel süprizler sunacağa benziyor. Koşulsuz kabul ediyoruuum :)
Ah huzur patlaması yaşıyorum. 2 yıldır konuştuğum, düşündüğüm, istediğim, ağladığım , özlediğimi yaşamak, başarmak, kendim başarmak en haz verici olanı.
İçimdeki ego patlamasıyla sanırım şimdilik bu kadarını yazabileceğim çünkü bana gıcık olmanızı istemiyoum tabikii :)
Ev taşıma maceramı da bir süre sonra, iyice sindirince sizinle paylaşmalıyım.
O zamana kadar...

Cihangiiiiiir, seni özledim ulen!!!!!
Devamını Oku »